Bazen eski günleri özlüyorum. Böbrek ağrım tuttuğunda abimin beni acile yetiştirmesini, yalnızlığımın doruk noktasındayken arayıp "50 derece latte" demesini ve boş bulduğumuz her an imdb'ye bakıp ani kararlarla sinemaya gidişlerimizi. İklimler'den çıktığımızda hayata boş gözlerle bakışımızı ve Paranoid Park sonrası hiç konuşmadan eve gitmeye karar verişimizi, saçma sapan komedi filmlerinin bile sonunda kestiğimiz sözde entellektüel ahkamları. Dedemin getirdiği eski fotoğraflara baktım bugün, babamın abime ne kadar benzediğini gördüm. Sonrasında Hayat Bilgisi dersinde dedeme yazdığım mektubu.
" Konu, << Sizden uzakta yaşayan birine mektup yazın >> olunca aklıma hemen sen geldin >> "