3.11.09

Yazılarımda üç nokta kullanmayı sevmem, kullananları adamdan saymam.

Ön yargı çok tehlikeli bir şeydir.
İnsan sabah kalktığında bazen "bugün her şeye karşı nötr olacağım, hayatı olduğu gibi yaşayacağım" diyor. Birkaç dakika için başarabiliyor bunu, çapaklarını silerken, çay demlerken, ekmek keserken falan. Evden çıktığı an ise istemsizce ota boka kusur bulup kafasının içinde yerin dibine batırıyor gördüğü insanları, kişilerin davranışlarını.
Ben böyle bir insanım, kişinin tek bir hareketi bile nefret sebebi olabiliyor bünyemde. Bir tane de itiraf defterim var, itiraf edeyim. İnsanlar hakkındaki ön yargılarımı yazıp birkaç ay sonra okuyup kendimden utanmamı sağlıyor bu defter. Terapi gibi bir şey, çok hoş.
Mesela bugün Belen'e, onu ilk gördüğümde "bu ne anasını satayım hava 40 derece kız deri ceket giymiş" diye düşündüğümü, sonra konuşunca, kansız olduğunu ve her daim üşüdüğünü kavrayıp utandığımı belirttim. Eminim Hakan da benim hakkımda "of ne ukala kız, her şeyi bildiğini sanıyor" deyip birkaç gün sonra pişman olmuştur.
Ne garip...
Şimdi üç nokta koydum diye beni ironi sever bir insanmış gibi düşünüp ön yargılara kapılmayın dostlarım, ben çok düz bir insanımdır aslen. Hayatımda hiç gelgit yoktur.
Her sabah da "bugün de diğer günlerde olduğu gibi her şeye nötr yaklaşacağım" diyerek güne başlarım.